DigiHaber Bloğu

26/7/2007 - Taşındık

Kategori: Haberler
Artık blogcudan ayrılma vaktidir. yeni adresimiz : WordPress.com

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/7/2007 - ATO; "Nükleer Santral tercih değil, zorunluluk"

Türkiye Nükleer atık olacakmış  ATO raporunda: "Türkiye enerjisinin yüzde 70'ini dışarıdan karşılıyor. Nükleer Santral kurmak tercih değil zorunluluk!" dedi.

Ankara Ticaret Odasının (ATO) hazırladığı "Nükleer Enerjide Acil Durum" konulu raporda, Türkiye için nükleer santralın tercih değil, zorunluluk haline geldiği öne sürüldü. ATO'nun Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK), Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı verilerinden yararlanarak hazırladığı rapora göre, 2007 Mart ayı itibariyle, dünyada 31 ülkede ticari olarak işletilmekte olan 435 nükleer santral bulunuyor. Hindistan'da 7, Rusya'da 5, Çin'de 5, Bulgaristan'da 2, Tayvan'da 2, Ukrayna'da 2, Arjantin, Finlandiya, İran, Japonya, Kore, Pakistan ve Romanya'da birer adet olmak üzere toplam 30 nükleer santral inşaatı da devam ediyor. Dünyada işletilmekte olan nükleer santrallerin toplam kapasitesi 368 bin 744 MWe (me***** elektrik gücü). Nükleer enerji, dünya elektrik talebinin yaklaşık yüzde 16'sını karşılıyor. Bir başka ifade ile dünya üzerinde her 6 ampulden biri nükleer enerji ile yanıyor. Nükleer santral sayısında, ABD başı çekiyor. 103 nükleer santrali bulunan ABD'yi 59 santral ile Fransa izliyor. 55 santral ile Japonya üçüncü, 31 santral ile Rusya dördüncü sırada bulunuyor. Türkiye'de ise 5 MW ve 250 KW gücünde iki adet araştırma reaktörü bulunuyor.

GreenPeace ve Çarşı Grubunun ortak Pankartı

İlkini TAEK ile Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi, ikincisini ise İstanbul Teknik Üniversitesi Enerji Enstitüsü işletiyor. Fransa'da elektriğin yüzde 78,5'i nükleerden 2005 yılı rakamlarına göre, nükleer santral bulunan ülkelerde nükleer enerjinin elektrik üretimi içindeki payı, Fransa'da yüzde 78,5, Litvanya'da yüzde 69,6, Slovakya'da yüzde 56,1, Belçika'da yüzde 55,6, Ukrayna'da ise yüzde 48,5. Diğer bazı ülkelerde nükleer enerjinin elektrik üretimi içindeki payı şöyle: "İsveç'te yüzde 44,9, Kore'de yüzde 44,7, Bulgaristan'da yüzde 44,1, Ermenistan'da yüzde 42,7, Slovenya'da yüzde 42,4, Macaristan'da yüzde 37,2, Finlandiya'da yüzde 32,9, İsviçre'de yüzde 32,1, Almanya'da yüzde 31,1, Çek Cumhuriyeti'nde yüzde 30,5, Japonya'da yüzde 29,3, İngiltere'de yüzde 19,9, İspanya'da yüzde 19,6, ABD'de yüzde 19,3, Rusya'da yüzde 15,8, Kanada'da yüzde 14,6, Romanya'da yüzde 8,6, Arjantin'de yüzde 6,9, Güney Afrika'da yüzde 5,5, Meksika'da yüzde 5, Hollanda'da yüzde 3,9, Hindistan ve Pakistan'da yüzde 2,8, Brezilya'da yüzde 2,5 ve Çin'de yüzde 2." Fransa, toplam elektrik üretiminin yüzde 78,5'ini nükleer enerjiden sağlarken, aynı zamanda nükleer enerjiye dayalı bir enerji ihracatçısı konumuna geldi. Türkiye'nin çevresi nükleer santrallerle dolu Çernobil nükleer santral kazasının da etkisiyle Türkiye'de bazı çevreler nükleer santral yapımına karşı çıkıyor. Oysa, Türkiye'nin etrafı nükleer santraller ile çevrili. Türkiye'ye 16 kilometre uzaklıktaki sınır komşusu Ermenistan'da, Uluslararası Atom Enerji Ajansı'nın standartlarına göre güvenlik açısından son sırayı alan Metsamor Nükleer Santrali bulunuyor. Bir diğer sınır komşusu Bulgaristan'da ise 2 adet nükleer santral faaliyet gösteriyor. Bulgaristan'da 2 adet, İran'da ise 1 adet nükleer santral yapımı sürüyor. Türkiye'de 9 bin ton Uranyum, 380 bin ton Toryum rezervi var Nükleer santrallerde ağırlıklı olarak uranyum kullanılıyor. Türkiye'nin 9 bin ton uranyum rezervi bulunuyor. Nükleer hammadde kaynaklarına sahip bölgelerin başında İç Anadolu ve Ege geliyor. Özellikle Manisa-Salihli, Yozgat-Sorgun, Uşak-Fakıllı, Aydın-Demirtepe ve Küçükçavdar sahaları uranyum açısından zengin. Öte yandan Türkiye, dünyanın ikinci büyük toryum rezervine sahip. Türkiye'nin toplam 380 bin tonluk toryumu bulunuyor. Ekonomik olup olmadığı bugün için sorgulansa bile uranyum ve toryum kaynaklarımızın varlığı gelecekte nükleer enerji kullanımında Türkiye için bir güvence oluşturuyor. Tercih değil zorunluluk  2006 yılında tüketilen 175,8 milyar kwh elektriğin yüzde 44'ü doğal gazdan, yüzde 25,11'i sudan, yüzde 18,37'si linyitten, yüzde 7,96'sı taş kömüründen, yüzde 3,04'ü fuel oil'den elde edildi. Bir başka ifadeyle 2006'da elektriğin yüzde 46,6'sı yerli, yüzde 53,4'ü ithal kaynaklardan üretildi. Elektrik talebi yılda ortalama yüzde 8 artan Türkiye, her yıl 12-13 milyar kilovat saatlik elektrik üretimine ihtiyaç duyuyor. Önümüzdeki 15 yıl içinde sadece elektriğe 130 milyar dolarlık yatırım yapılması gerekiyor. Doğal gazın vanasını büyük ölçüde Rusya elinde tutuyor. Türkiye, 2006 yılında 30,8 milyar metreküp doğal gaz tüketirken, bunun 19,5 milyar metreküpünü (yüzde 64) Rusya'dan, 5,7 milyar metreküpünü İran'dan, 4,2 milyar metreküpünü Cezayir'den, 1,1 milyar metreküpünü Nijerya'dan aldı. Türkiye'de 6,4 milyar metreküplük üretilebilir doğal gaz rezervi bulunurken, 900 bin metreküpü 2006 yılında olmak üzere bugüne kadar toplam 1 milyar metreküp doğal gaz üretildi. 2007 yılında ise 1 milyar 161 milyon metreküp doğal gaz çıkarılması hedefleniyor. Türkiye enerjide yüzde 70 oranında dışa bağımlı. 2006 yılında enerji ihtiyacını karşılamak için, 28,5 milyon ton petrol, 27,4 milyon ton petrol eşdeğeri doğal gaz, 28,8 milyon ton petrol eşdeğeri kömür ve 9,9 milyon ton petrol eşdeğeri su kullandı. Rapora göre, Türkiye'nin yüzde 70 oranında dışa bağımlılığı da dikkate alındığında nükleer santral kurmak, tercih değil zorunluluk haline gelmiş bulunuyor. Nükleer enerjide son durum 5654 sayılı Nükleer Güç Santrallerinin Kurulması ve İşletilmesi İle Enerji Satışına İlişkin Yasa Çankaya Köşkü'nden geri döndü. Yasanın üç maddesini veto eden Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, nükleer santral kurulmasına vize veriyor ancak santrali kuracak şirketin yapısı ve denetimine itiraz ediyor. Türkiye'de nükleer santral yapımıyla Koç, Sabancı, Ciner, Doğuş, Zorlu, Ak Enerji, Tefken, Çalık ve Akkök gibi büyük holdinglerin de içinde bulunduğu 18 yerli grup ilgileniyor. Santral yapımıyla ilgilenen firmalar yasanın çıkmasını bekliyor. Türkiye, 2020 yılına kadar Sinop ve Akkuyu'da 5 bin me*****lık santral kurmayı hedefliyor. Firmaların tekliflerinin 15 yıl boyunca en ucuz elektriği nasıl tedarik edecekleri kriterine göre alınacağı, özel sektörden uygun teklif gelmemesi durumunda nükleer santrali devletin yapacağı belirtiliyor. Türkiye bugün nükleer santral kurmaya karar verse bile bu santral ancak 9-10 sene sonra üretime girebilecek. Vakit kaybedilmesi halinde nükleer reaktör verecek ülke bulamama gibi bir durum da bulunuyor. ATO Başkanı Aygün ATO Başkanı Sinan Aygün, dünyada nükleer santrallerden ticari olarak elektrik üretiminin 1950'li yıllarda başladığını hatırlatarak, Türkiye'nin nükleer enerji konusunda "Çernobil sendromu" yaşadığını ve kısır tartışmalarla vakit kaybettiğini iddia etti. Aygün, şunları kaydetti: "Çernobil sendromu yüzünden nükleer santral kuramadık. Dünya 60 yıl önce nükleer enerjiye yüzünü dönerken, biz sırtımızı döndük. Bugün en yakınımızdaki ülkelerde nükleer santraller bulunuyor. Ayrıca etrafımızda, 2 bine yakın yüzer-gezer nükleer santral var, nükleer denizaltılar var. Gerekli önemler alındığında nükleer enerji güvenli bir enerji türüdür. Türkiye ciddi bir enerji dar boğazı ile karşı karşıya, Önümüzde iki seçenek var. Ya karanlık ya nükleer santral." Düşük oranda zenginleştirilmiş 30 ton uranyum ya da 160 ton doğal uranyumun, 1000 MWe gücünde bir nükleer santralin 1 yıllık enerji üretimini karşılayabildiğine işaret eden Aygün, bunun birkaç kamyonun taşıyabileceği kadar küçük bir yük olduğunu söyledi. Nükleer santralin küresel ısınmaya karşı da en güçlü önlem olduğunu belirten Aygün, nükleer enerjinin, kömür ve doğal gaz gibi fosil yakıtlı santrallerin neden olduğu sera gazı salınımının belli bir sınırda tutulmasını sağladığını ifade etti. Aygün, nükleer enerjiden elektrik üretiminin, Türkiye ekonomisinin uzun dönemde, elektrik enerjisi üretimindeki fiyat dalgalanmalarından daha az etkilenmesini sağlayacağını da sözlerine ekledi.

Kaynak: Milliyet

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/7/2007 - Bir CD formatı daha

Kategori: sunum -mal-
Bir CD formatı daha

Yuvarlak diskler üstüne formatları arka arkaya sıralasak satırlar boyu sürebilir. CD, DVD, VCD, Lazer Disk, BluRay, HD-DVD şeklinde uzayıp giden bu standartlara bir yenisi de ABD'li bir müzik yapım şirketinin öncülüğünde eklendi. CDVU+ adı verilen bu yeni format şarkı albümlerine film DVD'lerinde olduğu gibi zenginleştirilmiş özellikler ekleyecek. Böylece şarkı sözlerinin senkronize olarak müzikçaların ekranına gelmesi, kliplerin izlenmesi gibi farklı içerikler de CD'de yer alabilecek. Video ve yazılı içerik için de zengin seçenekler sunan bu yeni format için ne yazık ki yeni oynatıcılar ve yeni albümler gerekecek. Ölü doğan bir teknoloji daha.

Kaynak: Radikal

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/7/2007 - Efsane bilgisayar Commodore geri döndü

Kategori: sunum -mal-
Commodore GamingYüksek performanslı oyun bilgisayarlarıyla efsane yeniden kullanıcıların huzurunda

80'li yıllarda bizi ekranların başına kilitleyip eğlenceli saatler geçirmemize yardımcı olan Commodore, tahtını hızla gelişen teknolojisi nedeniyle masaüstü bilgisayarlara bırakmış ve uzunca bir süre ortalıktan kaybolmuştu. Oyunseverler için yüksek performanslı bilgisayarlar ve şık kasa tasarımlarıyla yeniden su yüzüne çıkan firma "bu yarışta ben de varım" demek için çabalıyor. Farklı konfigürasyona sahip bilgisayarlar 3500$'dan başlayan fiyatlarıyla da dikkat çekiyor.

Oyunseverler için tasarlanan bilgisayarın, dış yüzü kişiselleştirilebilen kasaları yüksek yoğunluklu ve katmanlı ses yalıtımına sahip. Böylelikle işlemci ve fan gürültüsü düşürülüyor. XX, GX, GS ve G diye dört farklı modeli bulunan bilgisayarlardan öne çıkan iki modelin temel özellikleri ise şöyle:

Commodore XXCommodore XX
  • Intel® Core™2 Extreme Quad-Core işlemci, QX6800: 2.93GHz 8MB Cache
  • ASUS® P5N32-E NVIDIA® nForce® 680i SLI™ ana kart
  • 2 x 500GB 7200 RPM SATA Raid 0 sabit disk
  • 2GB Corsair™ DOMINATOR™ Twin 2x2048-8500C5D hafıza (1066MHz)
  • DVDRW optik sürücü
  • 850W ICE Cube güç kaynağı
  • Creative Sound Blaster® X-Fi Xtreme Gamer
  • 2x NVIDIA® GeForce® 8800 ULTRA 768MB SLI™ ekran kartı

Commodore GXCommodore GX
  • Intel® Core™2 Quad işlemci Q6600: 2.4 GHz 8MB Cache
  • ASUS® P5N32-E NVIDIA® nForce® 680i SLI™ ana kart
  • 2x 500GB 7200 RPM SATA Raid 0 sabit disk
  • 2GB Corsair™ XMS2 Twin2x2048-6400C4 hafıza (800MHz)
  • DVDRW optik sürücü
  • 750W ICE Cube güç kaynağı
  • Tümleşik (onboard) Hi Definition 7.1 kanallı ses
  • 2 x NVIDIA® GeForce® 8800 GTS 640MB ekran kartı

Vista Ultimate sürümü yüklü olan sistemde emulatorler sayesinde hafızadaki elliden fazla klasikleşmiş C64 oyunu da oynanabiliyor.

Detaylar için: Commodore Gaming
Haluk Karahan
CHIP Online

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/7/2007 - GIGABYTE GV-RX26T256H

Kategori: sunum -mal-
GigaByte DirectX10 uyumlu Ekran Kartı Gigabyte'ın yeni ekran kartı Shader Model 4.0 ve Microsoft DirectX® 10 gibi standartları kullanıyor.

Dünyanın önde gelen anakart ve ekran kartı üreticilerinden GIGABYTE UNITED INC., ATI'nin yeni Radeon® HD 2000 Serisi mimarisiyle birleştirilen en son 65 nanometre grafik işleme teknolojisini kullanarak grafik performansında yeni bir standart yaratan GV-RX26T256H'yi duyurdu. Yeni 65nm teknolojisi ile, GIGABYTE GV-RX26T256H önceki nesillere oranla daha az ısı üretirken, bugünün zorlu uygulamalarının üstesinden gelmek için çarpıcı şekilde daha hızlı saat ve bellek hızı rekorları sağlıyor. Ayrıca, GIGABYTE GV-RX26T256H entegre grafik çözümleri, tamamen gerçekçi, yüksek tanımlı oyun ve yüksek kalitede HD görüntü deneyimi sağlaması dahil, özellik açısından eşsiz zenginliklere sahip.

Grafik görüntü performansını en üst seviyeye çıkartmak için, GIGABYTE GV-RX26 serisi ürünler; oyunun gerçeklik seviyesini geliştirmek üzere dinamik aydınlatma ve hava gibi inanılmaz derecede ayrıntılı görsel efektler sağlamak için Shader Model 4.0 ve Microsoft DirectX® 10 başta olmak üzere, gelişmiş görsel teknoloji standartları kullanıyor. ATI'nin Avivo™ HD teknolojisini sunan GIGABYTE GV-RX26 serisi; sessiz ve soğuk işlevselliliği ile yüksek kalitede HD görüntü işleme ve ayrıca ev sineması tutkunlarını sevindirecek olan; aslına uygun, kusursuz derecede düzgün ve yeni nesil görüntüleri kayıttan oynatma için yerleşik 5.1 surround ses özelliği taşıyor.

Ayrıca; GV-RX26T256H, istenmeyen ses ve gürültüye neden olmadan, grafik işlemcisini (GPU) fansız olarak soğutmak için, doğal bir ısı yayımı sistemi oluşturmak üzere kasanın içi ve dışı arasındaki termal farktan yararlanan GIGABYTE'ın benzersiz Silent-Pipe II™ termal tasarımına sahip. GIGABYTE GV-RX26T256H, yüksek performanslı bir iç sıcaklık borusu ve sistem performansından ödün vermeden dengeli soğumayı sağlayan gelişmiş Screen-CoolingTM teknolojisi ile donatılmış durumda.

Ayrıntılı bilgi için: Gigabyte Türkiye
Kaynak: Chip

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda


SüperTeklif

Arkadaşlarım

kartanem
syphonosis
blogekle
teknolojihaber
eglencecafe
alternatifblog
teknomat